Cilt Mikrorölyefi
El sırtınızı gözünüze yaklaştırın; yüzey açıkça düz değildir. Sığ oluklar birbirini açılarla keser ve küçük kabarık düzlükleri çevreler. Bu geometri doğuştan vardır ve vücudun bir bölgesinden diğerine değişir. Cildin her yöne gerilip katlanmasını yırtılmadan mümkün kılan da budur; herhangi birinin yanağının büyütülmüş fotoğrafının bir arazi gibi görünmesinin sebebi de.
Desen hem duruma hem de on yıllara göre değişir. Çok güneş gören bölgelerde oluklar derinleşir, çapraz düzenini yitirir ve giderek tek bir yönde uzar. Stratum korneumun suyu azaldığında kabarık alanlar kenarlarından kalkar; düzgün yansıyacak ışık bunun yerine saçılır. Göz bunu pürüz, parmaklar doku olarak okur.
“Anında daha pürüzsüz” ifadesinin anlattığı şey budur. Bir yumuşatıcı ya da film oluşturan ürün olukların içine yerleşir ve kalkmış kenarları yatıştırır; yüzey bir dakika içinde ışığı daha eşit yansıtır. Bu gerçek bir optik değişimdir ve tam olarak film durduğu sürece sürer.
Desenin kendisini değiştirmek yavaş bir iştir; hücre yenilenmesine ve altındaki dermise aittir. Pürüzlülük bildiren cihazlar da genellikle aynı ağı okur; uygulamadan yarım saat sonra alınan ölçümle on iki haftada alınan ölçümün aynı soruyu yanıtlamamasının sebebi budur. Kutudaki vaadin bu ikisinden hangisinden söz ettiğini bilmekte fayda var.