Kayganlık
Kayganlık, bir formülde ilk fark edilen ve en son tarif edilebilen şeydir. Bir yanağı tek hamlede kaplayan serumla, sürtünüp ikinci bir pompa isteyen serum arasındaki farktır; kaynağı yağ fazı ve polimerlerdir, şişenin ön yüzünde satılan şey değil.
Bunun için seçilen malzemeler birkaç aileye ayrılır. Silikonlar ince ve eşit bir katmana yayılır, kuru biter. Hafif esterler ve dallanmış hidrokarbonlar, emiliyormuş hissi veren yastıklı bir kayma sağlar. Bazı polimerler, su henüz uçmamışken hafifçe sabunumsu bir pürüzsüzlük katar. Bitkisel yağlar kendi aralarında son derece farklıdır; benzer içerik listeli iki yüz yağının birbirinden bağımsız hissettirmesinin sebebi budur.
Konu yalnızca konfor değildir ve sebebi tektir: doz. En açık örnek güneş kremidir; etikette yazan koruma çoğu kişinin hiç sürmediği bir miktarı varsayar ve sürtünen bir ürün idareli kullanılır. Kayganlık ayrıca bir katmanın yerinde durup durmayacağına, üstüne bir katman daha geldiğinde yuvarlanıp yuvarlanmayacağına da karar verir.
Yapamayacağı şey, formülün işe yaradığını söylemektir. Kaygan bir krem ile sürtünen bir krem aynı aktifleri aynı düzeylerde taşıyabilir. His, tüpün bitirilip bitirilmeyeceğine karar verir; bu, sonuç açısından çok şey demektir ama kanıt değildir.